banner162
Anayasa değişikliği için CHP, MHP ve AK Parti bir araya geldi

FETÖ'cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bugün AK PARTİ, CHP ve MHP Anayasa Uzlaşma Komisyonu temsilcileri mini anayasa paketi için bir araya geldi. AK Parti, CHP ve MHP temsilcileri Meclis'in Şeref Holü'nde bir araya gelecek. Bu nokta özellikle seçildi. Görüşme sonunda salı günü tekrar toplanma kararına varıldı.

12 Ağustos 2016 Cuma 19:10
Anayasa değişikliği için CHP, MHP ve AK Parti bir araya geldi
 FETÖ'cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bugün AK PARTİ, CHP ve MHP Anayasa Uzlaşma Komisyonu temsilcileri mini anayasa paketi için bir araya geldi.

Toplantıya AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ile MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak katıldı.

2. RANDEVU SALI GÜNÜ

Toplantının ardından yapılan açıklamada anayasa değişikliği için ikinci randevunun salı günü gerçekleşeceği açıklaması yapıldı.

Meclis'te yeni anayasa mesaisi başlıyor. AKP, CHP ve MHP temsilcileri Meclis'in Şeref Holü'nde bir araya geldi. Toplantı öncesi açıklama yapan AKP Genel Sekreter Yardımcısı Abdülhamit Gül, "Meclis’e saldıranlar milletin iradesine ve istiklaline saldırmışlardır. Hiçbir düşman 15 Temmuz’dakiler kadar alçalmamıştır. Bu Meclis’in bir üyesi olarak ifade etmeliyim ki TBMM’ye yapılan saldırı ne kadar alçaksa, başta TBMM Başkanı diğer arkadaşlarımın bombaların altında duruşu kahramanca olmuştur. Meclisimiz bir kez daha gazi olmuştur. Bu binayı ayakta tutan kolonları değil, milletin iradesidir" dedi.

"Çok değerli milletvekillerimizle anında yaptığımız görüşmede sabaha kadar milletin vekilleri olarak nöbetimizi tuttuk. Tarihe tanıklık ettik" diyen Gül, "İçinde bulunduğumuz bu ekran sadece bir bina değildir. İstanbul işgal edildiği zaman milletvekillerimizin toplandığı binadır. Meclis’e saldıranlar milletin iradesine ve istiklaline saldırmışlardır" ifadesini kullandı.

Abdülhamit Gül, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Doğrudan milletimiz tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanımız ile başbakanımızın yapmış olduğu çağrılarla milletimiz sokaklara çıkmıştır. Aziz milletimiz bu darbe girişimine karşı egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesini hatırlatmıştır. Milletimizin asil duruşuna liderlik yapan Sayın Cumhurbaşkanı’na teşekkür ediyoruz. Hükümet üyelerine, darbeye açık tavır alan siyasi genel başkanlara, milletvekillerine, yargı mensuplarına, güvenlik güçlerine, basın yayın organlarına, yerel yöneticilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. 

15 Temmuz bir demokrasi zaferidir, bu zafer herhangi bir kesimin ya da partinin değil, tüm milletindir. Hepimizindir. Bu süreçte hükümetimiz FETÖ’ye karşı hukuk içerisinde çalışmaları başlatmış, devletimiz bu terör örgütlerinden kurtulmuş olacak. 15 Temmuz’da milletimiz kazanmış, tüm Türkiye kazanmıştır. İktidarıyla, muhalefetiyle artık geleceğe daha emin adımlarla ilerleyeceğimize hiç şüpheniz olmasın. 170 yıllık seçim, 120 yıllık parlamento ve 66 yıllık çok partili dönemin zirve noktası o gece milletin tavrıdır. Milletimiz kurucu iradenin bizatihi kendisi olduğunu göstermiştir.

"Bizi burada buluşturan Yenikapı’daki birlik ve beraberlik ruhudur"

Yeni anayasa ve anayasada bazı hükümlere yönelik uzlaşmaya varacağımıza inancımız tamdır. Bilindiği üzere 15 Temmuz’dan sonra siyasi parti liderlerini Sayın Cumhurbaşkanı Külliye’ye davet etmiş, süreci istişare etmek üzere bir araya gelmişlerdir. Bu önemli gelişmelerle birlikte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla 5 milyonun üzerinde demokrasi için, vatan için bir araya gelen miting coşkusunu yaşadık. AK Parti Genel Başkanı, Başbakanımız, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Devlet Bahçeli’nin katılımı oldu.

Bizi burada buluşturan Yenikapı’daki birlik ve beraberlik ruhudur. Acilen anayasada yapılması gereken değişiklikleri konuşacağız ve parti başkanlarımıza sunacağız. 

Umuyoruz ki demokrasimizi daha da güçlendireceğiz. Biz AK Parti olarak milletimizin beklentilerini dikkate alarak değişiklik çalışmasını yapmaya kararlıyız"


"Hızla normalleşmek zorundayız"


CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ise, 15 temmuz gecesinin önemli bir kırılma noktası olduğunu belirterek, "15 Temmuz Türk demokrasisi açısından önemli bir başarı, önemli bir zaferdir. O gün burada TBMM’de Meclis Başkanımızla, milletvekili arkadaşlarımızla beraber darbecilere karşı, bir terör örgütüne karşı ortak mücadele etmenin ne büyük bir güzellik, ne büyük bir başarı olduğunu yaşadık gördük" dedi.

"Önceki dönemlerde birbiriyle gergin zamanlar yaşayan milletvekilleri, o gece milletin iradesini savunma konusunda ne kadar kararlı olduklarını kendi pratikleriyle gösterdiler" ifadesini kullanan Tezcan, "Gazi Meclis’e bir kere daha gazilik ünvanını tazelediği için teşekkür ediyorum. Darbeye karşı milletimiz, siyasi partiler, Cumhurbaşkanlığı direndi" diye konuştu.

Tezcan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Değerli basın mensubu arkadaşlarım, öncelikle her gün yeni şehit haberleriyle acımız, yüreğimiz dağlanıyor. Millet olarak ortak bir acıyı paylaşıyoruz. Ben sözlerime başlarken bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bir an önce bu acı olayların dinmesini arzu ettiğimi belirtmek istiyorum. Bugün 3 siyasi partinin temsilcileri, gazi meclisin 15 Temmuz’da bombalanan salonunun yanında ortak açıklama yapıyoruz

Arkadaşlar, 15 Temmuz önemli bir kırılma noktasıdır. 15 Temmuz Türk demokrasisi açısından önemli bir başarı, önemli bir zaferdir. O gün burada TBMM’de Meclis Başkanımızla, milletvekili arkadaşlarımızla beraber darbecilere karşı, bir terör örgütüne karşı ortak mücadele etmenin ne büyük bir güzellik, ne büyük bir başarı olduğunu yaşadık gördük. Önceki dönemlerde birbiriyle gergin zamanlar yaşayan milletvekilleri, o gece milletin iradesini savunma konusunda ne kadar kararlı olduklarını kendi pratikleriyle gösterdiler. Gazi Meclis’e bir kere daha gazilik ünvanını tazelediği için teşekkür ediyorum. Darbeye karşı milletimiz, siyasi partiler, Cumhurbaşkanlığı direndi. 

Bu süre içerisinde darbecilere teslim olmayan siyaset kurumuna teşekkür ediyorum. İşimiz bitmedi, asıl işin büyük ve önemli tarafı bundan sonra. Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin ibresini ya güçlü bir demokrasiye doğru yönelteceğiz, ya da Türkiye bundan ders almadan sağlıksız bir noktaya sürüklenecek. Arkadaşlar, önümüzdeki dönemde 3 önemli aşama var. Hesaplaşma, normalleşme, demokratikleşme aşamalarıdır. Bu hain girişimin bir parçası olan her kimse onların hukuk önünde hesap vermesini ifade eder. Hukuk devletini çetelerden ayıran en önemli özellik hukuk içerisinde kalmasıdır. Hesabı hukuk içerisinde sormasıdır. Hesap sorma sürecinin tamamen hukuk devleti sınırları içerisinde parlamentonun etkin bir şekilde çalışarak sürmesi gerektiği kanaatindeyiz. Süreç hukuk içinde yürürse hızla normalleşme sürecine geçeriz.

"Anayasa çalışmalarında da  beraberliğin yaşatılması gerektiğini düşünüyorum"

Hızla normalleşmek zorundayız. Birinci koşulu herkesin kendisini güven içerisinde hissetmesinden geçiyor, bunun yolu ise işlemlerin hukuk güvenliği içerisinde olmasından geçiyor. Siyaset kurumu nasıl 15 Temmuz gecesi TBMM’de ortak bir irade ile darbecilere karşı direnmişse, bundan sonra da normalleşme sürecini birlikte inşa etmek zorundadır. Diyalogdan ve ortak çalışmadan geçiyor bu yok. Son olarak bu zemin üzerinde şekillenen bir demokratikleşmeye ihtiyacımız var. Darbecilerin yenildiği bir ortam, darbelerin başarılı olduğu ortamlardan farklı olmak zorundadır. Darbeciler başarmış olsaydı Türkiye’nin hangi durumda olacağını düşünelim. O farkın en önemli işareti de demokrasidir. Demokratikleşme sürecini hızla tamamlamamız gerekiyor. Bu tablodan baktığımız zaman anayasa, anayasa içerisinde ortak bir tutum alabilmek ciddi bir adımın işareti olacak. Bütün siyasi partilerin burada mini anayasa paketinin yapılması sürecinde katkılarının olmasını büyük ölçüde önemsiyoruz. Üç siyasi parti biraz önce anlatılan tablodan sonra bir araya geldi, mini anayasa paketi yapmak üzere bir araya geldik. Şunu belirteyim, 15 Temmuz’dan sonra 4 siyasi parti ortak bildiri imzaladı. Cumhurbaşkanımız bunun altına imza koyuyorum dedi birlik bütünlük ifadesi algısı bütün Türkiye’ye TBMM’den verildi. Anayasa çalışmalarında da aynı beraberliğin yaşatılması gerektiğini düşünüyorum. Sayın genel başkanımız ve CHP olarak bunu ifade ettik. Parlamentonun iradesinin tam olması için bütün partilerin bu sürece katkı sağlamasını düşünüyoruz. Bu eksikliğin giderilmesinde yarar gördüğümüzü de paylaşmak istiyorum. 

Fethullahçı çetenin, yargı içerisinde kümelenip kumpas davalarıyla TSK başta olmak üzere devletin bütün kurumlarını nasıl teslim aldığını gördük. Yargının tarafsız olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha yaşayarak gördük. Yargı tarikatların emrinde olmamadır. Yargı hukuk dışında hiçbir gücün kontrolünde olmamalıdır. Bu çalışmanın inanıyorum ki ortak paydası yargının bağımsızlığı ekseninde olacaktır. 

"Uzlaşma iklimi heba edilmemeli"

MHP Afyon Milletvekili Mehmet Parsak da, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak "Parti liderleri yaklaşımlarını ortaya koydular. 7 Ağustos’ta Yenikapı’da Cumhurbaşkanı, başbakan, parti başkanları, Genelkurmay Başkanı bir araya gelerek Türk milletinin nasıl bir demokrasiden yana olduğunu, demokrasiye ne derece sahip çıktığını, hiç kimse tarafından yok edilemeyeceğini ve kendisine yönelen bir saldırı olduğunda söz konusu vatansa gerisi teferruattır yaklaşımıyla birlik, beraberlik içinde olunabileceğini yek vücut halinde gösterdi" dedi.

"Ortaya çıkan bu uzlaşma iklimi heba edilmeden anayasa çalışmalarında da milletimizin beklentisi devletimizin ihtiyaçları ve devam etmekte olan yangını söndürme amacına uygun olarak merkez olarak değerlendirilmesini ve bundan hareketle de bu komisyonda yapılacak çalışmaların ivedilikle sonuçlandırılmasını bekliyoruz" diye konuşan Parsak, "Aziz Türk milletini bir kez daha selamlıyoruz" ifadesini kullandı.

Mini yargı paketi niteliğinde

Al Jazeera’den Gonca Şenay’ın haberine göre, AKP'nin gündemindeki anayasa değişikliği mini bir yargı paketi niteliğinde. İki temel düzenleme üzerinde duruluyor. Birincisi, askeri yargı ve adli yargının kendi içlerinde de ikiye ayrıldığı tablonun ortadan kaldırılması. Bu kapsamda askeri ve sivil olmak üzere 4 parça halinde olan temyiz mahkemelerini teke indirmek hedefleniyor.

İkinci hedef ise daha önceki dönemlerde de çalışmalar yapan Meclis Anayasa Komisyonunda da gündeme gelen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısının değiştirilmesi. Kurul’un Hâkimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu olarak ikiye ayrılması gündemde. Bunun dışında başka düzenlemelerin bu mini paket kapsamında gündeme gelip gelmeyeceği üç partinin yarın yapacağı toplantıda belli olacak.

Salı günü tekrar görüşme yapılacak

Partiler, salı günü yeniden bir araya gelecek.
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder