banner162
Samsun’da “Üstün Yetenekliler ve Eğitimi” Paneli

Samsun Eğitim Derneği tarafından bugün Bulvar AVM’de “Üstün Yetenekliler ve Eğitimi” paneli verildi.

14 Mayıs 2016 Cumartesi 17:42
Samsun'da  'Üstün Yetenekliler ve Eğitimi” Paneli

Samsun Eğitim Derneği düzenlediği organizasyon kapsamında bugün Bulvar Alışveriş Merkezi’nin konferans salonunda “Üstün Yetenekliler ve Eğitimi” adlı bir panel düzenledi. Büyük katılımla gerçekleştirilen panele, alanında uzman doktor ve eğitim koordinatörleriyle birlikte üstün zekâlı çocuklar ve aileleri katıldı. Alanlarında uzman olan Dr.Ayşe Alkan, Üstün Zekâlılar Öğretmeni Dr. Hüseyin Mertol, 2009 yılı Türkiye Hızlı Okuma ve Anlama Kategorisi Türkiye Şampiyonu Mehmet Çamlıbel ve Eğitim Koordinatörü Selin Taşkın kendi alanlarında sunumlar gerçekleştirdiler.

Burada bazı açıklamalarda bulunan Eğitim Koordinatörü Selin Taşkın, “Üstün yetenekli çocukların gereksinimleri standart düzeydeki çocukların gereksinimlerinden daha farklıdır. Bizler özel çocukların gereksinimlerini karşılamak için çaba sarf etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

 

TAŞKIN, “FIRSAT EŞİTLİĞİNİ YANLIŞ YORUMLAMAMAK LAZIM”

Üstün zekâlı çocukların her alanda başarılı olamayacağını vurgulayan Selin Taşkın, “Üstün yetenekli çocuklar çok önemli bir konu. Toplumlara, milletlere baktığımız zaman çok önemli işlerin çoğunu üstün yetenekliler yapıyor. Üstün yetenekli çocukların standart eğitimde yetiştirilmelerini beklediğimiz zaman bizler aslında o çocuklara standart seviyeye çekmek için çaba harcamış oluyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğinden bahsediyoruz ancak bu fırsat eşitliğini yanlış yorumlamamak lazım. Üstün yetenekli çocukların gereksinimleri standart düzeydeki çocukların gereksinimlerinden daha farklıdır. Bizler özel çocukların gereksinimlerini karşılamak için çaba sarf etmek zorundayız. Bu konuda velilere de çok önemli iş düşüyor. Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullarda kaynaştırma programları genelde zekâ geriliği olan çocuklar üzerinde uygulanıyor. Bireysel eğitim programları da zekâ geriliği olan öğrencilerde uygulanıyor. Bir çocuğun zekâ geriliğinde özel eğitime ne kadar ihtiyacı varsa zekânın ilerisinde de o kadar ihtiyaç vardır. Bu çocuklar kendi ihtiyaçları doğrultusunda beslenmeli ve yetiştirilmelidir. Bizim üstün zekâlı çocuklarımız genellikle okul ortamlarında problemli çocuk olarak ilan ediliyor. Bu çocuklar en büyük problemi sınıf ortamında sınıf öğretmenleri ile yaşıyorlar. Çünkü sınıf öğretmeni eğer çocuğun akademik başarısı üst düzeyde değilse o çocuğun üstün yetenekli olduğunu kabul etmek istemiyor. Beklentiler akademik başarının üst seviyede olmasıyla eşit tutuluyor. Üstün zekâlı olup da tarihe geçmiş insanlara baktığımızda onlar genelde akademik hayatlarında problem yaşamış kişilerden oluşuyor. Bir çocuğun zeki olması demek onun her alanda dört dörtlük başarılı olacağı anlamına gelmez” dedi.

 

TAŞKIN, “BİLGİ DEPOSU OLMAYAN ZEKİ BİR ÇOCUK, BİZİM ÜLKEMİZDE HARCANAN BİR ÇOCUKTUR”

Her üstün zekâlı çocuğun kendi alanında ya da özel bir eğitim alması gerektiğinin altını çizen Taşkın, “Kurallara uyan, disiplinli bir çocuk üstün yetenekli çocuk anlamına gelmiyor. Üstün zekâlı çocukları, eğitim destek programlarında onu doyurmaya çalışmalıyız ki çocuğun içerisindeki potansiyeli dışarı çıkartıp topluma faydalı bir hale getirelim. Türkiye’de üstün zekâlı bir çocuk okuyacağı zaman ilk önce ilkokulu bitirecek. Ortaokulu bitirip sınavlara girecek. YÖK, YGS ve LYS’ye girecek ve her çocukla aynı sorularla karşılaşacak ve her bilgiyi edinmiş çalışkan bir öğrenci olarak kendisini son seviyeye taşımak zorunda olacak. Bilgi deposu olmayan zeki bir çocuk, bizim ülkemizde harcanan bir çocuktur. Maalesef zeki de olsa bizim çocuklarımız üstün yetenekli potansiyellerini kullanabilmek için iyi bir meslek sahibi olabilmek için iş disiplinini geliştirmiş, çok çalışmış öğrenciler olarak yetişmek zorundadır” diye konuştu.


Moderatörlüğünü Cemil Baskın’ın yaptığı panel daha sonra diğer konuşmacıların sunumu ile devam etti.




Kaynak: İHA

Yorum Gönder